MESUT ÇAKIR | tarafından tüm yazılar mesutcakir

Desteklemek ve Taktir Etmek: Bir Ülkenin Ayakta Kalma Sırrı

Daha önce hiç kalbinizin derinliklerinde yer bulan bir gerçeği, içerisinde bulunduğunuz bir sohbette yüzeye çıkan bir yorumla karşılaştınız mı? Geçenlerde böyle bir an yaşadım. İşlerimizden, ülkenin durumundan, daha iyi olmaya dair umutlarımızdan konuşuyorduk arkadaşlarımızla. Bir ara, bir dostumuzun söylediği sözler bütün düşüncelerimizi sarsacak şekilde ortaya çıktı: "Ne kadar da muhtacız övülmeye, sevgi bulmaya, taktir edilmeye..."

Bu sözler, her birimizin içinde gizli kalan bir gerçeği yüzümüze çarptı: Sevdiğimiz ve değer verdiğimiz şeylerin devamlılığı için, onları taktir etmeli, desteklemeli ve kötüyü iyiye yönlendirecek yolları öğretmeliyiz.

Bazı insanları parlak zekası, bitmeyen azmi ve engin umudu hayranlık uyandırıcıydı. Ülkemizin nüfusunun yalnızca %000058(onbinde 58)’ini oluşturan 5.000 kişilik bir gruba dahillerdi onlar. Az sayıda olmalarına rağmen, bu gruptaki insanlar sayesinde ülkemiz taş devrine dönmüyor. Bu insanlar, zekaları kanıtlama ihtiyacı duymayan, işlerinde profesyonel, yeni teknolojilere katma değer katan ve varlıkları olmadığında ülkemizin büyük zarar göreceği kişiler.

Onlar toplumumuzu ileri götüren ve "beyin takımı" dediğimiz kitleyi oluşturan kişiler. Onlar olmadan toplumumuz, devletimiz, kurumlarımız yok olmaya mahkûm olur. Yalnızca yerinde duran yapılarsa, Hacı Bekir efendi örneğinde olduğu gibi, kültür ve toplum hafızasını devam ettirme görevini yerine getirirler. Ancak "nadir insanlar" dediğimiz bu kitle, toplumun onayını veya ödüllendirmesine ihtiyaç duymadan, yalnızlığı, anlaşılamazlığı, kabul görmezliği ve bazen deli yerine konulmayı kabul ederek, inançları ve hayalleriyle kendi amaçlarını gerçekleştirecek şekilde ilerler.

Onlar sessiz sedasız, çoğu zaman fark edilmeyen başarıları ile toplumumuzu ileriye taşırlar. Onlar, ülkemizin geleceği, bizim umutlarımız, beklentilerimiz. Onları taktir etmeliyiz, çünkü onlar, yok olmamak için sevgiye, övgüye ve takdire ihtiyaç duyan en değerli varlıklarımızdır.

Bu durum, onlara karşı sorumluluklarımızı anlamamız ve yerine getirmemiz gerektiğini bize hatırlatıyor. Çünkü değer verdiklerimizi övdüğümüz, sevdiğimiz olguları desteklediğimiz ve kötüyü iyiye yönlendirecek yolları öğrettiğimiz sürece, umutlarımızı yitirmemize gerek yok. Kendi içinde muazzam bir güç barındıran, her birimizin değerli olduğu bu toplumda, taktir etme ve destekleme kültürünü geliştirmeliyiz. Çünkü taktir etmek ve desteklemek, bir ülkenin ayakta kalma sırrıdır.

Yazıya İlham olan yorumuda buraya bırakıyorum.

"Parıldayan zekanıza, azminize, umudunuza hayran olmamak elde değil paşalar. Ben üçünüzün bu ülkenin %000058 ini oluşturan, 5.000 kişilik (keşke daha fazla olsa ) nadir insan grubunda yer aldığınızı düşünüyorum. Zekası kanıtlanmaya ihtiyaç duyulmayan, bir iş kolunda profesyonel, yeni teknoloji anlamında katma değer üreten ve eksikliği halinde ülkenin zarar göreceği kişilersiniz. Bu gruptaki insanlar sayesinde ülke taş devrine dönmüyor. Lisanslı / ruhsatlı meslekler toplum düzeni ve devamı için gereklidir. Tamamen kişinin zekası, azmi ve yaratıcılığı ile ilişik olanlar ise toplumu ileri götüren ve "beyin takımı" dediğimiz kitleyi oluşturur. O kitleyi yok ederseniz toplum/devlet/kurum yok olmaya mahkumdur. Ilerleyemediği gibi yerinde de duramaz ki zaten "yerinde duran" yapılar sadece damak tadını sürdüren mirasçılar ve çocukları olarak Hacı Bekir efendi örneğinde olduğu gibi, Ali Muhiddin Hacı Bekir olarak muhteşem lokumları ve akide şekerleri ile kendilerine düşen ikincil görevi yani kültür ve toplum/şehir hafızasını devam ettirme görevini başarıyla sürdürüyorlar. "Nadir insanlar" dediğim kitle ise toplumun kabul etmesi, onaylaması ya da ödüllendirmesine ihtiyaç duymadan, yalnızlığı, anlaşılamazlığı, kabul görmezliği, bazen deli yerine konulmayı da kapsayan tüm zorluklara rağmen öngörü ve hayalleriyle var ettikleri amaçlarına ulaşmak için inatla çaba sarf eder ve eğer tüm şartlar uygunsa da sessiz sedasız başardıkları ile kitleyi ileri taşırlar... Değerlisiniz, bu ülkenin geleceğisiniz."

Ozan Diler

Alaylı Bir Yazılımcının Gelişimi ve Eğitimin Önemi: Mennan Usta'nın İzinden Giden Bir Hikaye

Yazılım sektöründe başarılı olmak için öncelikle meraklı, sorun çözme yeteneğine sahip ve kendini sürekli geliştirebilecek bir yapıya sahip olmak gerekiyor. Ancak bu yetenekler yeterli olmayabilir. Türkiye'deki üniversite eğitimleri, genellikle teorik bilgiye dayalı olup, pratik ve uygulamalı bilgiye yeterince yer vermiyor. Bu durum, yazılım sektöründe alaylı olarak başarıya ulaşmayı zorlaştırıyor.

Mennan Usta'nın hayat hikayesi, bu durumun aşılabilineceğini ve herkesin kendi yeteneklerini kullanarak başarılı olabileceğini gösteriyor. Mennan Usta, formal eğitimden yoksun olmasına rağmen, gözlem yeteneği, pratik zeka ve çalışkanlığı sayesinde uluslararası başarılar elde etti.


Mennan Aksoy Kim Öğrenmek için tıklayın.

Yazılımcılar için de Mennan Usta'nın hikayesi, kendini geliştirmenin ve sürekli öğrenmenin önemini vurguluyor. Kendi başına bir şeyler öğrenmek, pratik beceriler edinmek ve bu becerileri uygulamaya geçirmek, yazılımcının başarısı için kritik öneme sahiptir.

Ancak, alaylı yazılımcıların gelişimi sadece kişinin kendi çabalarına bağlı olmamalıdır. Mühendislik eğitiminin önemini vurgulamak gerekir. Üniversitelerin, yazılım eğitimlerinde teorik bilgi kadar pratik uygulamalara da yer vermesi, yazılımcıların hem alaylı hem de akademik bilgiyle donanımlı hale gelmelerine yardımcı olacaktır.

Mennan Usta'nın hayat hikayesi, alaylı bir yazılımcının nasıl başarılı olabileceğini gösteriyor. Ancak bu hikaye aynı zamanda, eğitim sistemimizin yazılım sektöründe başarılı olmak için gerekli pratik becerileri sağlama konusunda yetersiz kaldığını da gözler önüne seriyor.

Bu nedenle, yazılım sektöründe başarı, hem bireyin kendi çabalarına, hem de eğitim sistemimizin gelişimine bağlıdır. Mennan Usta'nın vasiyeti gibi, gençler bilim ışığında yetiştirilmeli, imkanlar verilmeli ve önleri kesilmemelidir. Bu şekilde, yazılım sektöründe başarılı olmak için gerekli bilgi ve becerilere sahip yeni nesil yazılımcılar yetiştirilebilir

Yeni Başlayan Yazılımcılar ve İşe Alım Paradoksu: Tecrübe ve Güven Sorunu

Yazılım sektörü, hızla ilerleyen teknolojiyle birlikte sürekli bir büyüme ve gelişme halinde. Bu durum, bir yandan iş fırsatlarını artırırken, diğer yandan da özellikle sektöre yeni adım atan profesyoneller için bazı zorlukları beraberinde getiriyor. İşverenler ve yeni yazılımcılar arasındaki tecrübe-güven paradoksunu anlamak, işe alım süreçlerinin daha etkin hale getirilmesi ve sektördeki potansiyelin tam olarak kullanılması açısından büyük önem taşıyor.

Tecrübesiz Yazılımcıların İşe Alımındaki Güven Sorunu

Bir yazılım şirketi için yeni bir çalışanı işe almak, sadece maliyet değil, aynı zamanda zaman ve kaynak anlamında da önemli bir yatırımı gerektirir. İşe alınan her yeni çalışan, şirketin mevcut çalışanlarından zaman alır; çünkü bu çalışanların yeni elemana bilgi aktarımı ve onunla ilgilenmesi gerekmektedir. Bu durumda, tecrübesiz bir yazılımcı işe alındığında, diğer deneyimli çalışanların zamanının çoğu, bu yeni elemanın yetiştirilmesine ayrılır.

Öte yandan, işe yeni başlayan bir yazılımcıyı işe almanın riskleri de vardır. Tecrübesiz bir yazılımcının işe alınması, başlangıçta iş verenler tarafından genellikle bir risk olarak algılanır. İşverenler genellikle, yeni başlayan bir yazılımcının performansı konusunda emin olamazlar ve bu durum, onları tecrübesiz adayları işe almaktan alıkoyabilir.

Yazılımcının İlk Yıl Geçişleri ve Yatırımın Boşa Gitme Endişesi

Yeni başlayan yazılımcılar genellikle ilk bir yıl içinde işlerini değiştirme eğilimindedirler. Bu durum, işe alımda bir başka önemli sorun olan "yatırımın boşa gitme" endişesini doğurur. İşverenler, tecrübesiz bir yazılımcıya yapılan yatırımların çalışanın bir yıl içinde işi bırakması durumunda boşa gideceğinden endişe ederler.

Bu noktada, bir dengenin sağlanması gerekmektedir. İşverenler, yeni başlayan yazılımcılara güvenmeli ve onlara yatırım yapmaktan çekinmemelidirler. Aynı zamanda, yeni yazılımcılar da işverenlerine karşı sorumluluklarını yerine getirerek, verilen yatırımların boşa gitmemesini sağlamalıdırlar. Bu noktada, hem işverenlerin hem de yeni başlayan yazılımcıların anlayış ve işbirliği göstermeleri gerekmektedir.

Çözüm Önerileri: Mentorluk ve Uzun Vadeli İş İlişkileri

Bu tür sorunların üstesinden gelmek için işverenlerin, tecrübesiz yazılımcılara güvenmekten çekinmemesi ve onları yetiştirecek mekanizmalar oluşturması gerekmektedir. Örneğin, mentorluk programları, deneyimli yazılımcıların tecrübesiz olanlara rehberlik etmesine olanak sağlar. Bu sayede, yeni başlayan yazılımcılar, deneyimli meslektaşlarından öğrenirken, aynı zamanda işe alım sürecindeki risk de azaltılır.

Ayrıca, işverenler ve yeni başlayan yazılımcılar arasında uzun vadeli iş ilişkileri kurulması, yatırımların boşa gitme riskini azaltabilir. İşverenler, çalışanlarına kariyer gelişim fırsatları sunarak ve onları şirketin gelecekteki planlarına dahil ederek, çalışanların şirketten ayrılma olasılığını düşürebilirler.

Sonuç olarak, tecrübe ve güven paradoksu, yazılım sektöründeki işe alım süreçlerinde önemli bir sorun olsa da, doğru stratejiler ve uygulamalarla üstesinden gelinmesi mümkün. İşverenler ve yeni başlayan yazılımcılar arasında daha etkin bir diyalog ve işbirliği ile bu sorunların çözülmesi, sektörün daha da gelişmesine yardımcı olacaktır. Bu, hem yazılım şirketlerinin hem de yeni başlayan yazılımcıların çıkarına olacaktır.

Türkiye'de Yazılımcıların Yetiştirilmesindeki Değer Kaybı ve Bilgi Eksikliği

Türkiye'nin teknoloji ve yazılım sektörü, dünyanın en hızlı büyüyen pazarlarından biri olma yolunda ilerliyor. Ancak bu potansiyel, yazılımcıların değersizleştirilmesi ve yetersiz bilgiyle yetiştirilmeleri gibi engellerle karşı karşıya. Bu durum, hem yazılımcıların kariyer gelişimini hem de Türkiye'nin teknoloji sektöründe daha geniş bir etkiye sahip olma şansını olumsuz etkiliyor.

Şirketlerin Yazılımcıları Anlayamaması

Yazılımcıların doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi, şirketlerin yeteneklerini en iyi şekilde kullanmaları ve geliştirmeleri için hayati önem taşır. Ancak, birçok şirket yazılımcıları tam olarak anlamakta zorlanıyor. Bunun sonucunda yazılımcıların yetenekleri ve potansiyelleri tam olarak kullanılamıyor.

Yazılımcılar, problem çözme, yaratıcı düşünme ve karmaşık sistemleri anlama gibi becerilere sahip olmalıdır. Bu yeteneklerin geliştirilmesi, şirketin vizyonu ve hedefleri doğrultusunda doğru bir şekilde yönlendirilmesi gereklidir. Ancak birçok şirket, yazılımcıları sadece kod yazma aracı olarak gördüğü için bu potansiyeli kaçırır.

Yazılımcıların İş Zekâsı Olarak İyi Yetişmemesinden Kaynaklı Sorunlar

Yazılımcıların yeteneklerini tam olarak kullanabilmeleri için, sadece teknik becerilere değil, aynı zamanda iş zekâsına da ihtiyaçları vardır. İş zekâsı, bir yazılımcının iş hedeflerini ve sektörel trendleri anlaması, projelerin önceliklerini belirleme ve etkili bir şekilde iletişim kurma yeteneğini içerir.

Yazılımcılara bu beceriler genellikle eğitim sürecinde yeterince vurgulanmaz. Bu durum, yazılımcıların iş dünyasının gerekliliklerini tam olarak anlamamalarına ve projelerin hedeflerini tam olarak karşılamamalarına yol açar.

Ekonomik Yetersizlikler ve Dış Ülkelerdeki Kur Farkları

Türkiye'nin ekonomik durumu ve dış ülkelerle olan kur farkı, yazılımcıların yetiştirilmesi ve değerlendirilmesi üzerinde önemli bir etkiye sahip. Ekonomik yetersizlikler, yazılımcıların eğitim ve gelişimine yatırım yapma kapasitesini sınırlar. Bu durum, yazılımcıların yeterli eğitime erişememesi ve en son teknolojilere hakim olmalarını engeller. Ayrıca, yüksek enflasyon ve döviz kurlarının istikrarsızlığı, yazılım araçları ve hizmetlerinin maliyetini artırır, bu da Türkiye'deki şirketlerin ve bireysel yazılımcıların bu hizmetlere erişimini zorlaştırır.

Dış ülkelerle olan kur farkı, Türkiye'deki yazılımcıların rekabet gücünü etkiler. Döviz kurları yüksek olduğunda, Türkiye'deki yazılımcılar dış pazarlarda daha az rekabetçi olabilirler. Bu, yazılımcıların yurtdışında daha fazla fırsat bulmalarını engeller ve Türkiye'nin teknoloji sektöründe genel olarak daha az etkili olmasına neden olabilir.

Piyasa İhtiyaçları

Yazılım sektörü sürekli evolüsyon halindedir ve piyasa ihtiyaçları hızla değişmektedir. Bu değişikliklere ayak uydurabilen yazılımcılar başarılı olurken, yeteneklerini güncellemekte zorlananlar geride kalabilir. Türkiye'deki yazılımcıların yetiştirilmesi süreci, bu hızlı değişimleri dikkate almalıdır.

Eğitim programları, en son teknoloji trendlerini ve piyasa ihtiyaçlarını yansıtmalıdır. Yazılımcılara, yeni teknolojileri öğrenme ve uygulama becerisi kazandırmalıdır. Ayrıca, yazılımcıların iş zekâsını ve proaktif öğrenme becerilerini geliştirmeye yardımcı olmalıdır. Bu, yazılımcıların piyasa ihtiyaçlarına hızlı bir şekilde yanıt verebilmesini ve kariyerlerini ilerletmelerini sağlar.

Sonuç olarak, Türkiye'nin yazılım sektöründeki potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesi için, yazılımcıların yetiştirilmesi ve değerlendirilmesi sürecinde bir dizi reforma ihtiyaç vardır. Şirketlerin yazılımcıları daha iyi anlaması, yazılımcılara iş zekâsı becerileri kazandırılması, ekonomik ve döviz sorunlarının çözülmesi ve eğitim programlarının güncel piyasa ihtiyaçlarını yansıtması gerekmektedir. Bu adımlar, Türkiye'nin teknoloji sektöründe daha geniş bir etkiye sahip olma şansını artırabilir.

#Yazılım, #Teknoloji, #Türkiye, #Yazılımcı, #Eğitim, #İşZekâsı, #Ekonomi, #DövizKuru, #Piyasaİhtiyaçları, #TeknolojiTrendleri, #İletişimBecerileri, #ProblemÇözme, #YaratıcıDüşünme, #Şirketler, #Değerlendirme, #Rekabet, #YetenekGeliştirme, #ProaktifÖğrenme, #TeknolojiSektörü, #KariyerGelişimi

 

 

 

GitHub Copilot, Gerçek Bir Kodlama Asistanı Olarak Karşımızda!

GitHub ve OpenAI'nin kendi kodunu oluşturabilen yapay zeka aracı Copilot geçtiğimiz günlerde haberlerde yer almıştı. GitHub'ın sahibi Microsoft olduğu için Microsoft'un OpenAI yatırımı Copilot'un piyasaya sürülmesiyle karşılığını verdi. GitHub kısa bir süre önce, Copilot sisteminin OpenAI'nin GPT-4 modeliyle entegre edildiğini, yazılı ve sözlü chatbot desteği ve kod düzenleyicilerde ChatGPT'ye benzer bir deneyim sağladığını duyurdu. Copilot, temel düzeyde otomatik tamamlama ve kodlama sağlayabilir, ancak bu yeni sürüm, Microsoft'un Microsoft 365 uygulamaları için piyasaya sürdüğü yeni Copilot gibi gerçek bir kodlama asistanı olarak öne çıkıyor.

Bu yeni sürümle, Copilot size güvenlik açıklarını göstermek için kodu analiz edebilir. Benzer şekilde, bir kod bloğunun nasıl çalıştığını açıklayabilir ve belirli bölümlerin yeniden yazılmasına yardımcı olabilir. Başka birinin kodunu ilk kez inceliyorsanız, Copilot eklenen yorumlar aracılığıyla rehberlik sağlayabilir.

Bu özelliklere ek olarak, Copilot entegre geliştirme ortamınızın (IDE) yanına yerleştirilebilir. Copilot, IDE'nizi tam olarak görüntüler ve ne yazdığınızı anlar, bu da Copilot'un sağladığı önerilerle daha verimli bir şekilde kodlamayı mümkün kılar.

Şu anda Copilot, Microsoft Edge'deki Bing sohbetine benzer bir şekilde konumlandırılıyor ancak gelecekte başka yerlerde de görülmesi planlanıyor. GitHub CEO'su Thomas Dohmke, geliştiricilerin doğrudan kod içinde sohbet etmelerini sağlayacak bir arayüz üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Copilot, kodlama için sesli komutları da destekler. "Hey, GitHub!" özelliği AI destekli sohbet sistemine entegre edilmiştir. Başka bir deyişle, kodunuzu yazması için Copilot'a sesli komutlar verebilirsiniz.

GitHub, Copilot için farklı AI modelleri kullanır. Daha hızlı bir model istiyorsanız Codex gibi daha küçük bir modelle çalışabilirsiniz ancak daha doğru sonuçlar istiyorsanız GPT-4 ile çalışmanız gerekiyor.

Güncelleme ile Copilot, kod dokümantasyonu için yapay zeka destekli yanıtlar üretecektir. Bu yanıtlar React, Azure docs ve MDN için oluşturulabilir. Copilot, GitHub'ın çekme istekleri bölümünde de görünür olacaktır. Copilot, AI destekli açıklamalar hazırlayacak ve bu alana etiketleri otomatik olarak uygulayacaktır, ancak geliştiriciler yine de bu açıklamaları ve etiketleri inceleyip düzenleyebilir.

Son olarak, komut satırı arayüzüne, Copilot komutlarının yazılmasını ve çalıştırılmasını destekleyecek olan Copilot eklendi.

Yeni Copilot sistemi şu anda yalnızca Microsoft'un Visual Studio ve Visual Studio Code uygulamaları için teknik önizlemelerde kullanılabilir. Ancak, yakında diğer IDE'ler için de kullanılabilir olması bekleniyor.

https://github.com/features/copilot